belaltifikralar

Zurück

                                        

YAGMA YOK

Genç nisanlilar ertesi gün evleniyorlardi. Erkek:
"Sevgilim, sabrim tükendi. Ne olur odama gel. Nasil olsa yarin evlenecegiz."
Kiz öfkeyle yanit verdi:
"Yagma yok öyle. Her seferinde böyle kandirdilar. Bir daha çürük tahtaya basmam."

SIYAH HAVYAR

Genç kiz arkadasina anlatiyordu.
"Dün aksam çiktigim adam kelimenin tam anlami ile kültürlü bir beyefendi. Adam yüksek siniftan..."
"Nereden anladin?"
"Arabaya bindik... Kentin disina dogru gitmeye basladik. Yol tenhalasinca elini dizlerimin arasina uzatti. Sonra yukari dogru çikmaya basladi... Çikti çikti..."
"Bunun nesi kültürlü? Erkeklerin hepsi böyle degil mi? Adi herif..."
"Dur patlama. Sonra elini çekti. Parmagini burnuna yaklastirdi ve 'Siyah havyar gibi koktugumu' söyledi."

OTEL MÜSTERISI

Temel, seyahate çikmis. Uzun zaman evinden ayri kalmis. Bir aksam bir kente gelip küçük bir otele inmis.
Odasina yerlestikten sonra, asagiya telefon etmis. Telefonu otelin sahibi açmis.
Temel, ne istedigini söylemis:
"Bana bir fahise bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmis. Otelin sahibi sasirmis. Yaninda duran karisina dönmüs:
"Demin gelen müsteri kadin istiyor..."
Otelin sahibinin karisi öfkeden deliye dönmüs:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müsteriye agzinin payini ver..."
Otel sahibi, müsteriye agzinin payini verme fikrini pek tutmamis:
"Adama ne söyleyecegim karicim, bir terbiyesizlik eder, basim derde girer..."
Kadin çok sinirliymis:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hisimla merdivenleri çikip Temel'in agzinin payini vermeye gitmis. Kocasi da asagida bekliyormus. Yukardan gürültüler gelmeye baslamis.
Onbes yirmi dakika sonra Temel asagiya inmis. Üstü basi yirtilmis, yüzü tirmiklanmis...
Otelcinin yanina gidip bir güzel çikismis:
"Ne biçim kadin göndermissin be. Istemem diye tutturdu. Becerene kadar anam agladi."

 

TAK FISI

Adam is dönüsü evine geldiginde karisini yatakta çirilçiplak uyurken gördü. Adamin cinsel arzulari bir anda uyandi. Yanina uzanip gögüslerinin uçlariyla oynamaya basladi.
Kadin, uykulu bir sesle:
"Kocacigim, ne yapiyorsun?" dedi.
Adam:
"Karicigim, kisa dalgadan Çukurova radyosunu ariyorum."
Kadin:
"Kocacigim, fisi takmazsan radyo çalisir mi?"

 

ASGARI ÜCRET

Kocasinin sevisme arzusuna buzdolabi gibi cevap veren kadin is olup bittikten sonra söylendi:
"Dua et de sana verdigim servisin karsiligini para olarak istemiyorum."
"Allahtan ki istemiyorsun." dedi dertli koca. "Asgari ücret yasasini ihlal ettigim için tutuklanabilirdim."

 

ECZANE

Pansiyoncu kadinin evinde genç bir erkekle genç bir bayan oturuyordu. Pansiyoncu kadin sabaha karsi genç bayanin odasinda bir gürültü duydu. Kalkarak bayanin odasina gitti ve orda delikanliyi yakaladi.
Genç adamin üstünde sadece pijamasinin üstü bulunuyordu.
"Burada ne isin var?" diye sordu.
Delikanli boynunu bükerek yanit verdi:
"Buraya sadece ilaç getirmek için geldim. Bu bayanin basi agriyormus da..."
Pansiyoncu kadin yataktaki bayani ve ayaktaki delikanliyi yukaridan asagiya süzdükten sonra:
"Peki" dedi. "Yalniz sokaga çikmadan önce eczanenizi kapasaniz iyi olur!"

 

YÜZ MARK

Üç fahise, o gün baslarindan geçenleri anlatiyorlar.
Birincisi, "Mercedes'e bir girip çiktim, üçyüz mark aldim."
Ikincisi, "Bir Volkswagen'e girip çiktim, yüz mark kazandim."
Üçüncüsü, "Beni de motosiklete bindirip yapi yeri barakasina götürdüler. Sirtima tahta kiymiklar batti. Parayi da persembeye verecekler."

 

ÇARE YOK

Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düsmüs... Bakmis köylüler dertli bir sekilde oturmus düsünüyorlar, merak edip sormus:
"Ne var? Nedir derdiniz?"
"Genç bir kadin var... Çok hasta... Ölüyor..."
Doktor:
"Bir de ben bakayim." demis.
Alip doktoru genç kadinin evine götürmüsler. Doktor hastanin odasina girmis. Herkesi disari çikarmis. Genç kadini muayene etmis. Kadinin hastaligi basit bir sogukalginligi. Ancak atesi çok yükseldigi için baygin halde kendinde degil... Doktor hemen bir igne yapmis. O sirada kadinin bacaklari açilmis. Güzel de bir kadin... Doktor dayanamayip kadinin koynuna girivermis. Ama o sirada köylüler, pencereden doktoru seyrediyorlarmis. Bir süre sonra doktor kadinin odasindan çikmis.
"Yarin sabaha iyilesir." diye de köylüleri telkinde bulunmus.
Gerçekten kadin ertesi sabah iyilesmis. Doktor da birkaç gün sonra köyden ayrilmis.
Aradan bir yil geçmis doktorun yolu yine ayni köye düsmüs. Bakmis köylüler yine çok dertli.
"Ne oldu? Ne var?"
"Bizim aganin karisi çok hasta ölüyor."
Doktor hemen "Bir de ben bakayim." demis. Köylüler umutsuzca baslarini sallamislar. "Hiç zahmet etme doktor bey, bütün köyün erkeklerine aga emir verdi. Hepimiz sira ile senin yöntemlerini uyguladik, ama nafile iyilesmiyor."

YAKINDAN GÖREYIM

Sarisin bomba partinin en önemli kisisi oluverdi birden. Hemen tüm erkekler etrafina toplaniverdiler. Kösede bir kadin kocasinin kulagina fisildadi:
"Anlamiyorum, erkekler onda ne buluyorlar?"
"Ben de..." dedi adam. "Gidip bir yakindan bakayim."

PASAPORT

Genç kiz adama:
- Pasaportun yaninda mi?
- Gecenin bu saatinde aklina böyle bir soru nereden geldi?
- Sekerim, siniri asmaya basladin da...

HAVUÇ

Delikanli fiziksel olarak yeterli olduguna inanmiyordu. Hindistan'da doktorlarin bu isi çözümlediklerini duymustu. Atladi uçaga... Hindistan'a bu isin en ünlü operatörüne gitti.
Doktor "Bir yavru fil hortumunu organinizin yerine naklediyoruz. Oldukça güç, ama basarili bir transplantasyon ameliyati oluyor." dedi. Delikanli yeterli bir organ için her seye raziydi. Ameliyat yapildi, basariya ulasti, delikanli ülkesine döndü ve döndügü aksam, kiz arkadasini kentin en lüks lokantasina davet etti.
Genç kiz, sakin sakin yemegini yerken, birden masanin altindan simsek gibi bir seyin uzandigini, masanin ortasindaki meyvalikta duran kocaman bir havucu kaptigini ve ayni hizla kayboldugunu gördü. Gördükleri onu saskina döndürmüs, hadi açik söyleyelim, bayagi da etkilemisti.
Delikanliya döndü:
"Bir daha yapabilir misin?" dedi.
"Tabi..." dedi,delikanli.
"Bundan kolay ne var... Yalniz arkam bir havuca daha dayanir mi bilemem..."

POMPA

Küçük Johnny münasebetsiz bir zamanda anne babasinin yatak odasina dalmisti..
"Baba ne oluyor?" diye sordu.
"Karnim acikti oglum... Annen bana süt veriyor."
"Ya, öbür yaptigin sey ne?"
"Sütün tazyiki yetmiyor da, pompaliyorum."

 

YAKINDAN GÖREYIM

Sarisin bomba partinin en önemli kisisi oluverdi birden. Hemen tüm erkekler etrafina toplaniverdiler. Kösede bir kadin kocasinin kulagina fisildadi:
"Anlamiyorum, erkekler onda ne buluyorlar?"
"Ben de..." dedi adam. "Gidip bir yakindan bakayim."

 

ÇARE YOK

Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düsmüs... Bakmis köylüler dertli bir sekilde oturmus düsünüyorlar, merak edip sormus:
"Ne var? Nedir derdiniz?"
"Genç bir kadin var... Çok hasta... Ölüyor..."
Doktor:
"Bir de ben bakayim." demis.
Alip doktoru genç kadinin evine götürmüsler. Doktor hastanin odasina girmis. Herkesi disari çikarmis. Genç kadini muayene etmis. Kadinin hastaligi basit bir sogukalginligi. Ancak atesi çok yükseldigi için baygin halde kendinde degil... Doktor hemen bir igne yapmis. O sirada kadinin bacaklari açilmis. Güzel de bir kadin... Doktor dayanamayip kadinin koynuna girivermis. Ama o sirada köylüler, pencereden doktoru seyrediyorlarmis. Bir süre sonra doktor kadinin odasindan çikmis.
"Yarin sabaha iyilesir." diye de köylüleri telkinde bulunmus.
Gerçekten kadin ertesi sabah iyilesmis. Doktor da birkaç gün sonra köyden ayrilmis.
Aradan bir yil geçmis doktorun yolu yine ayni köye düsmüs. Bakmis köylüler yine çok dertli.
"Ne oldu? Ne var?"
"Bizim aganin karisi çok hasta ölüyor."
Doktor hemen "Bir de ben bakayim." demis. Köylüler umutsuzca baslarini sallamislar. "Hiç zahmet etme doktor bey, bütün köyün erkeklerine aga emir verdi. Hepimiz sira ile senin yöntemlerini uyguladik, ama nafile iyilesmiyor."

 

www.Kahkaha.com  ´a  tesekürler



Kostenlose Webseite von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!