siirler

Zurück

 

ATISMALAR VE SIIRLER

ASKERDEKI OGUL,KARISININ GEBE KALIP KALMADIGINI MERAK EDER.AMA BUNU ACIKTAN ACIGA BABASINA SORAMAZ MEKTUBUNUN SONUNA SOYLE BIR TURKU EKLER ;
YURU MEKTUBUM YURU
HABERININI AL DA GEL
BIR IDUK IKI OLDUK
UC OLDUK MI SOR DA GEL
BABASI BU SORUYU BASKA BIR TURKUYLE YANITLAR:
BU MEKTUP IYI MEKTUP
BOYLE MEKTUP GENE YAZ
TOHUMUN CURUK CIKDU
YAZIN GEL DA GENE KAZ.

YOREMIZDE YAYGIN OLAN TURKULER,HALK NUKTECILIGININ EN SECKIN URUNLERINDENDIR DUGUNLERDE ,DERNEKLERDE,IMECELERDE,OZEL EGLENCELERDE SAATLER SUREN ATISMALAR ILGIYLE IZLENIR .ATISMALARDA KIZMACA-DARILMACA YOKTUR.SOVGUYE DONUSMEYEN HER TURLU DEGIS HOS GORUYLE KARSILANIR.
-SU KARSIDA SAZACUK
OTLAR ORDA BUZACUK
BI SEN SOYLE BI DA BEN
ATISALIM AZACUK
-YONDUM KOSE TASINI
KODUM ONI VARISA
DEMIN TURKI SOYLEYEN
SIMDI CIKSIN YARISA
-INCE FUNDUK CUBUGU
SALINIR TEPECUGU
NE AFGURURSUN ORDA
ZERDAVA KOPECUGU
-DERENIN KIYISINDA
DESTI YIKARUM DESTI
DERUM SAGA BI TURKI
OTURURSUN GOT ISTI
-KESTIM FUNDUK CUBUGU
KARUSTURDUM FURUNI
COK AFKURMA KARSUMDA
KIRARUM MUNZURUNI
-AHIR ALTINDA HURMA
DALLARI BURMA BURMA
ATTIM SAGA BI CARUK
YE DA BAGA AFKURMA
ATTIM SAGA BI DA HA
SAKLA ONI SABAHA

BIRGUN ARKADAS TOPLANTISINDA BIZIM OFLU FATIH'IN ETRAFINI SARARLAR VE KENDISINE :``BIR KISININ KARADENIZLI OLDUGUNU NASIL ANLARSINIZ DIYE SORU SORARLAR.BIZIM OFLU FATIH ``ONDAN KOLAYI NE VARDIRCI :PAK SIZE BIR SIIR DIYEYUMDA SIZ ANLAYUN.TAMAMMI............
ONCE PASLA HAMSIDEN
SONRA PASLA HAMSIDEN
SES GELIYSA UÇ TELDEN
TEPEN VARSA O PIZDEN....
MISIRUN EKMEGINI
CAY ICERSA DEMINI
LAHANA YEMEGUNI
YIYEN VARSA O PIZDEN....
DENIZUN KIYISUNDA
MISIRUN CORBASINDAN
O NEFIS KUYMAGUNDAN
TADAN VARSA O PIZDEN....
TAKADA DOLANIYSA
TARLADA BELLANIYSA
BURNI HASMET SACAYISA
ASIL ISE O PIZDEN.....
BINALAR YAPAYISA
HEMNCEK KIZAYISA
DUNYAYI TOLANIYSA
GURBETCIYSA O PIZDEN....
DUSKUNUN BABASIYSA
FAKIRIN SOFRASIYSA
KOTUNUN PELASIYSA
ADIL ISE O PIZDEN......
AYYILDIZA CANVEREN
SAYGIYA BOYUN EGEN
OLUMLERE HEP GULEN
CESUR ISE O PIZDEN.....
VARMI SORISI OLAN
SOZUNDE YOKTUR YALAN
HEP KAZAR DOST OLAN
ER KISIYSE O PIZDEN.....

SENSUZ OLMAYI HAMSI
SENSUZ KARADENUZUN
TADI OLMAYI HAMSI
BOYNI BUKUK SOFRALAR
SENSUZ DOLMAYI HAMSI....
SENI ETTILER YASAK
PILMEZUK KI NE ETSAK
YAKISURMI AGLASAK
SENSUZ OLMAYI HAMSI...
TEDILERKI COK UFAK
ILLA BEYUK OLACAK
TAVA NASIL DOLACAK
SENSUZ OLMAYI HAMSI...
SANA ADAK ADADUK
SANA AGLAR SALLADUK
SENI DA BULAMADUK
SENSUZ OLMAYI HAMSI....
SENUNLE ESKI DOSTUZ
SENINLE MUTLI OLURUZ
SEN YOKSAN KAHROLURUZ
SENSUZ OLMAYI HAMSI....
SENI KIZARTACAKTUK
SENI BUGLAYACAKTUK
SENI TUZLAYACAKTUK
NE ETTUN BIZE HAMSI... 
_______________________________________________________________________________________

SIIRLER

 

NAZIM HIKMET ...seni dusunmek guzel seyseni dusunmek umitli seydunyanin en guzel sesinden en guzel sarkiyi dinlemek gibi bir seyfakat artik umit yetmiyor bana ben artik sarki dinlemek degilsarki soylemek istiyorumseni dusunmek guzel sey... nazim hikmet ran. -----------------------------------------------------Onlar umidin dusmanidir, sevgilim,akar suyun, meyve caginda agacin, serpilip gelisen hayatin dusmani.Cunku olum vurdu damgasini alinlarina: - curuyen dis, dokulen et-, bir daha geri donmemek uzre yikilip gidecekler. Ve elbette ki, sevgilim, elbet,dolasacaktir elini kolunu sallaya sallaya, dolasacaktir en sanli elbisesiyle: isci tulumuyla bu guzelim memlekette hurriyet.... Nazim ----------------------------------------------------- YINE SANA DAIR Sende, ben, kutba giden bir geminin serguzestini, sende, ben, kumarbaz macerasini kesiflerin, sende uzakligi, sende, ben, imkansizlgi seviyorum. Gunesli bir ormana dalar gibi dalmak gozlerine ve kan ter icinde, ac ve ofkeli, ve bir avci istihasiyla etini dislemek senin. Sende, ben, imkansizligi seviyorum, fakat asla umitsizligi degil... 1948 Nazim Hikmet Siirler 4. ------------------------------------------------------------------------------------- YINE MEMLEKETIM USTUNE SOYLENMISTIR Memleketim, memleketim, memleketim, ne kasketim kaldi senin ora isi ne yollarini tasimis ayakkabim, son mintanin da sirtimda paralandi coktan, sile bezindendi. Sen simdi yalniz sacimin akinda, enfarktinda yuregimin, alnimin cizgilerindesin memleketim, memleketim, memleketim... NAZIM HIKMET ------------------------------------------------------------- TURK KOYLUSU O, topraktan ogrenip kitapsiz bilendir. Hoca Nasreddin gibi aglayan Bayburtlu Zihni gibi gulendir. Ferhattir, Keremdir ve Keloglandir... Yol gorunur onun garip serine, analar, babalar umudu keser, Kahbe felek ona eder oyunu Carsambayi sel alir, Bir yar sever, el alir, kanadi kirilir collerde kalir, olmeden mezara koyarlar onu. O " Yunus-u bicaredir Bastan ayaga yaredir", agu icer su yerine. Fakat bir kere dert anlayan dusmeyegorsun onlerine ve bir kere vakit erisip " Gayrik yeter!..." demesinler. Bunu dediler mi, " Israfil surunu urur, mahlukat yerinde durur ", topragin nabzi baslar onun nabizlarinda atmaga, Ne kendi nesfini korur ne dusmani kayirir, " Daglari yirtip ayirir, kayalari kesip yol eyler abihayat akitmaga... " NAZIM HIKMET (1939) (Kuvayi Milliye'den) ------------------------------------------------------------------------------ SEN sen esirligim ve hurriyetimsin, ciplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin, sen memleketimsin. Sen ela gozlerinde yesil hareler, sen buyuk, guzel ve muzaffer ve ulasildikca ulasilmaz olan hasretimsin... 1948 Nazim Hikmet Siirler 4. ----------------------------------------------------------------------- KARIMA MEKTUP 11-11-1933 Bursa Hapisanesi Bir tanem! Son mektubunda: "Basim sizliyor yüregim sersem!" diyorsun. "Seni asarlarsa seni kaybedersem;" diyorsun; "yasiyamam!" Yasarsin karicigim, kara bir duman gibi dagilir hatiram rüzgarda; yasarsin kalbimin kizil saçli bacisi en fazla bir yil sürer yirminci asirlilarda ölüm acisi. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razi olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgilim; zavalli bir çingenenin killi, siyah bir örümcege benzeyen eli gecirecekse eger ipi bogazima, mavi gözlerimde korkuyu görmek için bosuna bakacaklar Nazima! Ben, alaca karanliginda son sabahimin dostlarimi ve seni görecegim, ve yalniz yari kalmis bir sarkinin acisini topraga götürecegim... Karim benim! Iyi yürekli altin renkli, gözleri baldan tatli arim benim: ne diye yazdim sana istendigini idamimin, daha dava ilk adiminda ve bir salgam gibi koparmiyorlar kellesini adamin. Haydi bunlara bos ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa eger bana fanila bir don al, tuttu bacagimin siyatik agrisi, Ve unutma ki daima iyi seyler düsünmeli bir mahbusun karisi. Nazim Hikmet ------------------------------------------------------------------------------------- KARIMA MEKTUP 11-11-1933 Bursa Hapisanesi Bir tanem! Son mektubunda: "Basim sizliyor yüregim sersem!" diyorsun. "Seni asarlarsa seni kaybedersem;" diyorsun; "yasiyamam!" Yasarsin karicigim, kara bir duman gibi dagilir hatiram rüzgarda; yasarsin kalbimin kizil saçli bacisi en fazla bir yil sürer yirminci asirlilarda ölüm acisi. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razi olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgilim; zavalli bir çingenenin killi, siyah bir örümcege benzeyen eli gecirecekse eger ipi bogazima, mavi gözlerimde korkuyu görmek için bosuna bakacaklar Nazima! Ben, alaca karanliginda son sabahimin dostlarimi ve seni görecegim, ve yalniz yari kalmis bir sarkinin acisini topraga götürecegim... Karim benim! Iyi yürekli altin renkli, gözleri baldan tatli arim benim: ne diye yazdim sana istendigini idamimin, daha dava ilk adiminda ve bir salgam gibi koparmiyorlar kellesini adamin. Haydi bunlara bos ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa eger bana fanila bir don al, tuttu bacagimin siyatik agrisi, Ve unutma ki daima iyi seyler düsünmeli bir mahbusun karisi. Nazim Hikmet -------------------------------------------------------------------------------- YATAR BURSA KALESİNDE Sevdalınız komünisttir, on yıldan beri hapistir, yatar Bursa kalesinde. Hapis ammâ, zincirini kırmış yatar, en âlâ mertebeye ermiş yatar, yatar Bursa kalesinde. Memleket toprağındadır kökü, Bedreddin gibi taşır yükü, yatar Bursa kalesinde. Yüreği delinip batmadan, şarkısı tükenip bitmeden, cennetini kaybetmeden, yatar Bursa kalesinde. (1947) -------------------------------------------------------------------------------- -------------------------------------------------------------------------------- KARLI KAYIN ORMANINDA Karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. Efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? Ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Kayınların arasında bir pencere, sarı sıcak. Ben ordan geçerken biri : "Amca, dese, gir içeri." Girip yerden selâmlasam hane içindekileri. Eski takvim hesabıyle bu sabah başadı bahar. Geri geldi Memed'ime yolladığım oyuncaklar. Kurulmamış zembereği küskün duruyor kamyonet, yüzdüremedi leğende beyaz kotrasını Memet. Kar tertemiz, kar kabarık, yürüyorum yumuşacık. Dün gece on bir buçukta ölmüş Berut, tanışırdık. Bende boz bir halısı var bir de kitabı, imzalı. Elden ele geçer kitap, daha yüz yıl yaşar halı. Yedi tepeli şehrimde bıraktım gonca gülümü. Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü. En acayip gücümüzdür, kahramanlıktır yaşamak : Öleceğimizi bilip, öleceğimizi mutlak. Memleket mi, daha uzak, gençliğim mi, yıldızlar mı? Bayramoğlu, Bayramoğlu, ölümden öte köy var mı? Geceleyin, karlı kayın ormanında yürüyorum. Karanlıkta etrafımı gündüz gibi görüyorum. Şimdi şurdan saptım mıydı, şose, tirenyolu, ova. Yirmi beş kilometreden pırıl pırıldır Moskova... (14 Mart 1956, Moskova, Peredelinko) -------------------------------------------------------------------------------- -------------------------------------------------------------------------------- TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. -------------------------------------------------------------------------------- -------------------------------------------------------------------------------- CEVİZ AĞACI Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var, Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. -------------------------------------------------------------------------------- YAŞAMAYA DAİR -I- Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayi ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut, kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin. hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani ağır bastığından. YAŞAMAYA DAİR -II- Diyelim ki hastayız hem de ağır hem de ameliyatlık, yani beyaz masadan kalkmama ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz ajans haberlerini... Diyelim ki, dövüşülmeye değer birşeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orada ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki, hapisteyiz. Yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani duvarın arkasındaki dışarıyla. Yani, nasıl, nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... YAŞAMAYA DAİR -III- Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani, bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi değil de, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek dünya yaşadım diyebilmen için... DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan Bu memleket bizim! Bilekler kan içinde, dişler kenetli ayaklar çıplak Ve ipek bir halıya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim! Kapansın el kapıları bir daha açılmasın Yok edin insanin insana kulluğunu Bu davet bizim! Yasamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine Bu hasret bizim! VASİYET Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, ölürsem kurtuluştan önce yani, alıp götürün Anadolu'da bi köy mezarlığına gömün beni, Hasan beyin vurdurduğu ırgat Osman yatsın bir yanımda ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda. Traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu, tarlalar ortamalı, kanallarda su, ne kuraklık, ne candarma korkusu. Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz, toprağın altında yatar upuzun çürür kara dallar gibi ölüler, toprağın altında sağır, kör, dilsiz. Ama bu türküleri söylemişim ben, daha onlar düzülmeden duymuşum yanık benzin kokusunu traktörlerin resmi bile çizilmeden. Komşulara gelince, şehit Ayşe'yle ırgat Osman, çektiler büyük hasreti sağlıklarında belki farkında bile olmadan. Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, öylece gibi de görünüyor Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse tepemde bir de çınar olursa taş maş da istemez hani.

 

ATİLLA İLHAN Sen Benim Hiçbir Şeyimsin Sen benim hiçbir şeyimsin Yazdıklarımdan çok daha az Hiç kimse misin bilmem ki nesin Lüzumundan fazla beyaz Sen benim hiçbir şeyimsin Varlığın yokluğun anlaşılmaz Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak Dudaklarınla cama çizdiğin En fazla sonbahar otellerinde Üniversiteli bir kız uykusu bulmak Yalnızlığı öldüresiye çirkin Sabaha karşı öldüresiye korkak Kulağı çabucak telefon zillerinde Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin bilmem ki nesin Ne çok çığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Sen benim hiçbir şeyimsin Yabancı bir şarkı gibi yarım Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak Hiç kimse misin bilmem ki nesin Uykumun arasında çağırdığım Çocukluk sesinle ağlayarak Sen benim hiçbir şeyimsin Attila İlhan Ayrılık Sevdaya Dahil Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın En görkemli saatinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan Onu çok arıyorum onu çok arıyorum Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları Bir yerlere yıldırım düşüyorum Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş Tedirgin gülümser Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte Yansımalar tutmuş bütün sahili Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık Hava ağır toprak ağır yaprak ağır Su tozları yagıyor üstümüze Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı Karanlık çöktü denize Yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi Tuz parça kırılsak da hâlâ içimizde o yanardağ ağzı Hâlâ kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm Zehir zemberek AŞKIMIZ Attila İlhan BÖYLE BİR SEVMEK Ne kadınlar sevdim zaten yoktular Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir Azıcık okşasam sanki cocuktular Bıraksam korkudan gözleri sislenir Ne kadınlar sevdim zaten yoktular Böyle bir sevmek görülmemiştir Hayır sanmayın ki beni unuttular Hala arasıra mektupları gelir Gerçek değildiler birer umuttular Eski bir şarkı belki bir şiir Ne kadınlar sevdim zaten yoktular Böyle bir sevmek görülmemiştir Yalnızlıklarımda elimden tuttular Uzak fısıltıları içimi ürpertir Sanki gökyüzünde bir buluttular Nereye kayboldular şimdi kimbilir Ne kadınlar sevdim zaten yoktular Böyle bir sevmek görülmemiştir. Attila İlhan BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükce büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle isitiyorum Agaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parcalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat cıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih'te yoksul bir gramofon calıyor Eski zamanlardan bir cuma calıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziran'da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir sileb sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçimsıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin. Attila İlhan

 

CAN YÜCEL İğneli anam babama aşık olmuş,babam da anama.gezelim bu çarşamba demiş babam. sur-dişli anam, öyle sık bir fistanı yok,ablasının nişanlığını istemiş ödünç, teyzem daha toplu, oturmamış üstüne entari,teyelle, iğneyle ayarlamışlar üstüne anamın.babam, kavilleri üzre, gelip topkapı dışındaki evlerine, anamı alıp, kaçbir tıramvaylan aktarma,bebeğe götürmüş o afrodit'i bebek sırtlarına çıkmışlar.babam oturtmuş anamı çayıra,denizi göstermiş, iyi şeylerden söz etmişler,derken öpecek olmuş anamı,anam çoktan razı. babam el atınca orasına, burasına,fistandaki iğneler batmaz mı eline! ay! Demiş bağırmış babam...o gün, o çayırda, o an düştüğüm için ben anamın imgelemine,yaşamda da, şiirde de böyle iğneli konuşmaklığım. Can Yücel SEVGİ DUVARI Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat sevicileri Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Kumkapi meyhanelerine dadandık Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar Sabahlari aciklarda bulurlardi lesimi Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri Çöpçülerin elleriyle okşardım seni Yalnızlığım benim süpürge saçlım Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi Baktım gökte bir kırmızı bir ucak Bol çelik bol yıldız bol insan Bir gece Sevgi Duvarını aştık Düştüğüm yer öyle açık seçik ki Başucumda bi sen varsın bi de evren Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi -------------------------------------------------------------------------------- ANAYASASI İNSANIN Kan yasası bu insanın Üzümden şarap yapacaksın Çakmak taşından ateş Ve öpücüklerden insan Can yasası bu insanın Savaşlara yoksulluklara Ve binbir belaya karşın ille de yaşayacaksın Us yasası bu insanın Suyu savka döndürüp Düşü gerçeğe çevirip Düşmanı dost kılacaksın Anayasası bu insanın Emekleyen çocuktan Uzayda koşana dek Yürürlükte her zaman -------------------------------------------------------------------------------- Guzel'e Dun gece senin kucucuk elinle yalniz yattik Yalniz senin kucucuk elinle yalnizlik Kandilli ilkokulu kadar kalabalik Zilleri caldiginda duslerinin Siniflarin kapilari ardina kadar acik Gokyuzunun, denizin, topragin, hayalle, emegin Hakli siniflari Belki de baskin korkusuyla vefasiz, akintiya atilan Kitaplar varya onlardan Ogrenmis Marx'i, gumus baliklari Ve belki de onun icin o kadar, O kadar aydinlik ortalik... Sen ki cicekleri toplamayan guzelim Cicekleri sulayan cocuk Ve ben ki buruk ve kavruk Bir ihtiyar adamim artik Oyle guzeldim ki senle, ciceklerden cok Ve anladim, anladim ki bir daha DUSUNDE BILE GOREMEZ ISLER DUSLERIN GORDUGU ISLERI

 

AHMED ARİF HANİ KURŞUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN yiğit harmanları, yığınaklar, kurulmuş çetin dağlarında vatanların. dize getirilmiş haydutlar, hayınlar, amana gelmiş, yetim hakkı sorulmuş, hesap görülmüş. demdir bu... demdir, derya dibinde yangınlar, kan kesmiş ovalar üstünde mayıs... uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde, çelik kadavrası korugan'ların. ölünmüş, canım, ölünmüş, murad alınmış... gelgelelim, beter bize kısmetmiş. ölüm, böyle altı okka koymaz adama, susmak ve beklemek, müthiş genciz namlu gibi, ve çatal yürek, barışa, bayrama hasret uykulara, derin, kaygısız, rahat, otuziki dişimizle gülmeğe... kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri, asıl, bizim aramızda güzeldir hasret ve asıl biz biliriz kederi. içim bir suskunsa tekin mi ola? o malta bıçağı, kınsız, uyanık, ve genç bir mısradır filinta endam... neden? neden alnındaki yıkkınlık, bakışlarındaki öldüren buğu? kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri... nasıl da almış aklımı, sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan, dost, düşman söz eder kendi kavlince, kınanmak, yiğit başına. bu, ne ayıp, ne de yasak, öylece bir gerçek, kendi halinde, belki, yaşamama sebep... evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. hani, kurşun sıksan geçmez geceden, anlatamam, nasıl ıssız, karanlık... ve zehir-zıkkım cıgaram. gene bir cehennem var yastığımda, gel artık... HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara,kahramanlara. Seni,alatabilmek seni, Namussuza,halden bilmez, Kahpe yalana. Ard-arda kaç zemheri, Kurt uyur,kuş uyur,zindan uyurdu Dışarda gürül -gürül akan bir dünya.. Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana, Bir bu yana.. Seni, bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara dalıp gidene, Seni,anlatabilsem seni.. Yokluğun,Cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum,kapama gözlerini... -------------------------------------------------------------------------------- SEVDAN BENİ Terketmedi sevdan beni, Aç kaldim, susuz kaldım, Hayin, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... ve ellerim, kelepçede, Tutunsuz uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni... -------------------------------------------------------------------------------- ONUR DA AĞLAR Gözlerinin pınarında Bir bulut, Boşandı boşanacak Neredeyse. Aklımdan geçenleri okuyorsun su gibi. Dünya gördü Bizi boğazladılar... Tutma gözyaşlarını Onur da ağlar... Bırak yıkansın gökyüzü, Lacivert, yeşil, altın ışıkları günbatının. İşte şafaktayız gene Çırılçıplak Ve mavi. İşte sanki dağ yeli Ve işte sanki meltem... Kimse toz konduramaz Kesip attığımız tırnağa bile. Sen en güzel kızısın bütün galaksilerin Bense tozuyum artık Akkor tozuyum Prometheus'u yakan Kara sevdanın... Ne anlımızda bir ayıp Ne koltuk altımızda saklı haczimiz Biz bu halkı sevdik Ve bu ülkeyi. İşte bağışlanmaz Korkunç suçumuz... -------------------------------------------------------------------------------- İÇERDE Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kor pencere, Yastiğim, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mı? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cigaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin... -------------------------------------------------------------------------------- TUTUKLU Birden Kurşun yemiş gibi susar Gözbebeklerime karşi Susar da Açılıp yol verir şehir Sade radyolarda bir gamlı hava "Elaziz uzun carşı" Firarda gözüm yok Namussuzum yok Yok pişmanlık bir halim Yaşlanıp Bir cigara yakmak isterim Dumani cevahir değer Mağlup mu desem mahçup mu Ama ikisi de değil Ben garip sen güzel Dünya umutlu Öyle bir tuhafım bu akşamüstü Sevgilim Canavar götürür gibi İki yanim İki süngü -------------------------------------------------------------------------------- SUSKUN Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, O yitik yıldızlarda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine, Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, guzel ve cetin. Ezgisidir dolaşan bütün evreni, Bilinen, bilinmeyen ıssiılıkları. Canimi, tüylerimi sarmada şimdi Kendi rüzgarıyla vurgun... Sarıyor yeşil. Rüya, bütün çektiğimiz Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, Bilmezler nasıl sevdik, İki yitik hasret, İki parça can. Çatladı yüreği çakmaktasinin, Ağlıyor gök kuşaklarının serinliğinde Çaglardır boğulmuş bir su... Ağlıyor yeşil. Yivlerinde yeşil güller fışkırmış, Susmuş bütün namlular... Susmuş dağ, Susmuş deniz. Dünya mişil-mişil, Uykular derin, Yılan su getirir yavru serçeye, Kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş. Memeleri bereketli ve serin... Sağiyor yeşil. Aydım yarı gecede, Neron,çocuk kitaplarında çirkin bir surat, Ve Sezarsa, bir ad yıkıntılarda. Ama hançer taşı sanki Koca Kartaca! Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne Bak nasıl alıyor, yiğit, Binlerce yıl da sonra Alıyor yeşil. Vurur dağın doruğundan Atmacamın çalkara, Yalın gölgesi. Kuş vurmaz, tavsan almaz, Ama aç, azgın Köpekbalıklarıyd parçaladığı Bak, Tiber saygılı, suskun. Bak nilüfer dizisi zinciri. Bunlar bukagisi, kolbağlarıdır, Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi, Ve ilk gerillası Spartakus'un. Susuyor yeşil. Sus, kimseler duymasın, Duymasin, ölürüm ha. Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, dişlerinde elma kokusu. Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum, haberin olsun Çarşıların en küçük meyhanesi bu, Saçları yüzümde kardeş, çocuksu. Derimizin altında o ölüm namussuzu... Ve Ahmedin işi ilk rasgidişi. İlktir dost elinin hançersizliği... Ağlıyor yeşil.

 

Sus


Çok ince bir çizgi var
Dudaklarinin arasinda
Açilip kapandikça
Gidip geliniyor
Ölümle
yasam
arasinda.


ARADIGINI BULMAK


Neden hep sevmediklerim sever beni !
Bir liman arar azgin suda bu gemi
Ardindan gitsem atesin yarin kor mu !
Lanet olsun bulmasi bu kadar zor mu !


HEP


Isik gibi düsüncelerim
Salyangoz gibi gerçeklesiyor,
Kader biraz yardim et
Zaman geçiyor,
Tez tükendi isteklerim
Ilkleri tekrar karsima çikiyor.


ZEVKLE


Kiskanmam bile
Sana zor geliyor
Sakinmak seni
Baska
dillerden
gözlerden
Belki sikar
Bu bil ki
Sevgimden
Keske
sen de beni
sevgiden
Sikip öldürsen
Geldim ! derim
kapida
Öbür tarafta
Ben sevginin sonucuyum
Öldürüldüm doyasiya ...


GELDIK TOSTA


Küçük kizin agabeyi
Agabeyin küçük kardesi
Uzamayan kisalamayan
Artik büyüyen
yine de küçük olan
Yavan ekmegi tost yapan,
sucugu kasari
Ezilip büzülüp
bir güzel kizarani
Yukaridakilerle asagidakiler
Ortancayi çok severler de
Çiçek olarak ...

Kendime Sevgilerimle ...


INTIHAR


Bir mum gibi kendine degil
Çevrene saçtin isik,
Yalancinin mumu yatsiya kadar
Ama sen bitince ortaya çikti
Hersey açik,
Düsünceye kursun sikan behey kaçik
Sen vurdun ölen de sensin.
Uçurdugun araci degil
Ta kendi GÜVERCIN
Beyaz ve güzel
Biraz verdi hüzün
Kan damladi kara, kisin
Alçak kimedir bilir sözüm
Yükseklerde o simdi
Ulasamaz ne beynin ne de gözün.
O Kara, Kara Basilan Gün ...


ASK MESK VESAIRE


Kalbini yerinden çikaracak gibi
Kimlerden gizli yasanacak gibi
Seni herkesten kaçiracak gibi
Yasadigin ASK olsa gerek
Gözlerin yagmurda saçak gibi
Sevdigin senden kaçak gibi
Kalbin yanar ocak gibi
Yasadigin MESK olmasa gerek
Sevdigin çölde serap gibi
Elinde kaldi bak kum gibi
Hatirlarsin dün gibi
Yasadigina VESAIRE demek gerek.


HÜSNÜ BEY AMCA


Askerden geldigi gün çektirmisti
Kimliginde o fotografi yapisikti,
Allah için bir erkekte aranan
Kas, göz ve biyik yakisikti.
Simdilerde ariyor da göremiyordu
Çünkü gözleri çok kamasikti,
Hatir için geçmiste aranan
Küçük, tatli ve renkli bir isikti.
Her biri bir yere dagiliyordu
Anilar gibi ortalik etrafa saçikti,
Hos akillar da biraz kaçikti
Zil çaldi birden !
Hayir... karni acikti.
Kimse çalmazdi ki kapiyi
Zira yillardir açikti,
Giren olmadi ki hiç içeri
Ama o, birine hala ASIKTI.


GÜL


Aglamadim uzun süredir
Gülmek zevksiz lesti artik
Aglamak istiyorum
Gülmeyi yeniden tatmayi
Agliyorum ve bilmiyordum
Gülmek için aglamanin
Bu kadar güzel oldugunu
Agla agla ve gül
Gülün dikeni gözyasi
Yük tasi agla
Mezar tasi ! agla
Ve gül çocuk
Çünkü sen de agladin
dogdugunda
Sanma savdin sirani
Bir gülücük adina
aglayacaksin ömür boyunca
Sonunda
güldürmek için baskalarini
Aglayanlar birakacaksin ardinda.

OLMAZ KI !


Kar yagsa
Soguk olmasa,
Güneste
Hava serin olsa,
Ne kadar ikircikli
Insan
Ister her seyi
Beraber,
Ama gülünmez ki yasta.


14 CAN SIMIDI KALBINIZDE
Iste sevgimiz
Sanki deniz
Dal ... çik ...
Bat ve öl
Ne güzel !
Onunla dolunca
Geniz.


15 YENIDEN DOGUS
Korkarim
geç kalmaktan
Sana,
Isime degil
Hayata,
Erken gitmis olup da
Beklemek, heyecan
Hayatlar boyunca
Böyle dört kez
Bekledim seni
Her defasinda
Uzun sürdü
Dediler; deli !
Bu kez yakaladim !
Zannettim ...
Zamani degilmis
Önceden gönderdiler seni ...


16 Kör ve Sagir Olmayi Zevk Edinenlere
Her Dilde ...
Paylasamadiniz koca dünyayi
Her gün yürür sinir telleri
Vermeyecekseniz eger
Koparmayin çiçekleri
Duymaz misiniz içli agitlari
Her gün aglar yagmur bulutlari
Ulasip sevismek ister
Tutmayin uçurtmalari
Silahlar yaksin elinizi
Tanistirin artik "BARIS"la dilinizi
Gülüp oynamak ister
Salin çocuklari
Vurmayin umutlari
Artik
vurmayin umutlari ...
Her Katliama Lanetle ...
"Bosna Zamani"
"Nermin'e"


17 OLMAYAN SAYGI
VERINCE KAYGI
Her On Kasim,
Bayram sabahinin heyecani
Erken kaldirir,
Geçmek bilmez zaman
Dokuzu dogurtur kalbim,
Taa ki ...
Besi geçtigi an.
Dur biraz,
Yilda bir, bir dakika, bir an
Ne olur dur !
Düsmanin olsa
Göstermen gereken
saygidir
Beynini körlügü yarinlara
kaygidir.
Dur, dur biraz ve dinle !
Ne derin bir sessizlik var
Sirenlerin içinde.
Sayginin verdigi huzur
Hisset güzel bir duygudur,
O anda duranlarin degil
Yürüyenlerin ki uykudur.


ALDI GÖTÜRDÜ

Bazen aglardik, bazen gülerdik,
Hatta severdik,
Sevda türkümüz anlamsizmi kaldi artik sevgilim,
Feryat edip haykirdim günlerce agladim,
Ama sen aldin götürdün.

Zaten ziyan olmus verdigim kalbim,
Sen Parca parca savurdun sokaklara,
Bir seven kalbimi,
Birde umudumu aldin götürdün.

Icdigim kadehler zehir oldu,
Verdigin acilar istirap oldu,
Bir gün olur sende düsersin,
Ve bilmem bu aciyi sende cekebilirmisin,
Benim cektiyim gibi.


KARA BULUT

Kaldirin gönlümden o kara bulutlari,
Yagsin Yagmur dogsun günes, ezilsin öfkeler.
Kaldirin yüregimden o kara bulutlari,
Hasretle bekledigim baharimi zehir etmesinler bana,
Kavussun sevenler sevsin sevmeyenler,
Kalksin bu dertler, acilar, hasretlik,
Okyanusun en derin karanlik dibine,
Dogsun günes yesersin kircicekleri.


ALISAMADIM

Ansizin ciktin karsima
Gölerimin icine bakip,
sesizce kayip oldun gözlerimden,
Hissettim kalbimin carpintisini,
Oysaki yillar gecmisti ayrilali.

Seninle hergünüm bedeldi sevgilim,
Gönül detimde bagimdin benim,
kayip olan yillarim unutdurur sanmistim,
Ama ben alisamadim yokluguna.

Icime sonsusca hüzün doluyor,
Nedendir bilmiyorum seni görünce,
Her kadehde aklima geliyor o güzel yüzün,
Unuturmuyum seni hic sevgilim,
Sonsuzca askimiz ümidimiz vardi mutlu dünyamizda
Ama sen sevmedin seveni...


BiR YOLCUYA
Dur yolcu, bilmeden gelip bastigin
Bu toprak, bir devrin battigi yerdir
Egil de kulak ver, bu sessiz yigin
Bir vatan kalbinin attigi yerdir
Bu issiz, gölgesiz yolun sonunda
Gördügün bu tümsek, Anadolu'nda
Istiklal ugrunda, namus yolunda
Can veren Mejmed'in yattigi yerdir
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçasi geçerken ele
Mehmed'in düsmani bogdugu sele
Mübarek kanini kattigi yerdir
Düsün ki hasr olan kemik, kan, atin
Yaptigi bu tümsek, amansiz, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattigi yerdir


KURTAR BU HASRETTEN
Çöllerde kizgin kum gibiyim
Sifa diye içilen zakkum gibiyim
Idami bekleyen mahkum gibiyim
Beni bu hasretten kurtar ne olur
Kalbimi kalbine bagladim durdum
Cennet boncugu gözlerine vuruldum
Bir anda kendimi gurbette buldum
Beni bu hasretten kurtar ne olur
Gelirsen suskun gönlüm uyanir
Mutlu günler dünyamiza katilir
Sensizlige kalbim nasil dayanir
Beni bu hasretten kurtar ne olur


BiLMEMKi NAZMI EDiYORSUN
Inanki dayanmak çok zor
Bir gün bir saat sensizlige
Hasretin içimi yakip kavuruyor
Alismisim seni her gün görmeye
Uzaktan da olsa görürüm seni
Gülüsün rahatlatir bir anda beni
Merhaba diyip geçmekle olmaz
Ne olur esirgeme benden sevgini
Bilmemki bana nazmi ediyorsun
Nedense hep benden kaçiyorsun
Aslinda benim sevdigim kadar
Biliyorum sende beni seviyorsun


BILMIYORSUN Kaç gecedir seni uyuyorum...
Seni uyaniyorum kaç sabahtir, bilmiyorsun!
Ismin hala dudaklarimda gizli,
Seni içiyorum sabah aksam
Kaç dumandir gözlerimde tütüyorsun.
Seni agliyorum kaç damladir, seni gülüyorum
Bilmiyorsun...

Hiç düsündün mü saçlarim neden böyle daginik,
Neden gözlerim bu kadar parlak,
Ve seni neden seviyorum delicesine.
Kaç dalgadir seni vuruyor denizler, yüzüne
Kaç martidir basimda dolasiyorsun,
Kaç rüzgardir saçlarimda ellerin
Bilmiyorsun...

Kaç mizraptir seni vuruyorum tamburumun tellerine.
Kaç sestir sen agliyorsun gögsümde nagme nagme.
Kaç nefestir üflüyorum gözlerini neyime, bilmiyorsun.
Bilmiyorsun kaç siirdir seni yaziyorum kalbime,
Seni çiziyorum kaç resimdir...
Seni çigiriyorum türkü türkü,
Bilmiyorsun...

Kaç kistir seni üsüyorum.
Sana yaniyorum kaç yazdir, bilmiyorsun
Kaç buluttur islaniyorum askindan.
Yüzüm sen, gözüm sen, saçim sen oldun
Kaç aynadir sen duruyorsun karsimda,
Kaç ormandir yaniyorsun yüregimde,
Bilmiyorsun...

Güller gördüm kirlarda, kelebekler gördüm.
Kaç bahardir seni açti çiçekler.
Sende uçtu bütün ugur böcekleri.
Seni tuttu balikçilar,
Arilar seni koydu kovanlarina.
Kaç ülkedir seni gezdi göçmen kuslar,
Bilmiyorsun...

Kaç plaktir muhayyerim, mahurum.
Kaç kadehtir sen dokunuyorsun dudaklarima;
Seni içiyorum kaç saraptir,
Kaç özlemdir özlüyorum kokunu.
Kaç vapurdur sen gidiyorsun içimden
Kaç Es’ tir bekliyorum, gelmiyorsun,
Bilmiyorsun...


Kaç ölüdür ölüyorum ardindan,
Kaç mezardir gömüyorum askini, olmuyor.
Bilmiyorsun ceylan gözlüm, bilmiyorsun.
Seni neden sevdigimi, nasil sevdigimi bilmiyorsun.
Kaç gecedir seni uyuyorum,
Seni uyaniyorum kaç sabahtir, bilmiyorsun,
Bilmiyorsun...


KARSIMDAN.
YOKLUGUNDA
dagilir
darmadagin olurum yoklugunda
ufalanir içimin merhameti
acimaz kendi haline
usul usul bir sanci
beynime hapseder en kötü düsleri
ses yok
vurdugum duvarlar kadar sessiz
can tasiyan bedenin
darmadagin olur dökülür
en samimi hislerim
içimin en renkli bulutlari
karamsar bir firtinayla bogusur
en güçlü simseklere es
bir sessizlik yasar koynumda
geceleri ruhumu aglatan.


Ben Senden Önce Ölmek Isterim Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasindan gelen gideni bulacak mi zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi,beni yaktirirsin, odanda ocagin üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, seffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin Fedakarligimi anliyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yaninda kalabilmek için. Ve toz oluyorum yasiyorum yaninda senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yasariz külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasiz bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karisacagiz ki birbirimize, atildigimiz çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düsecek. Topraga beraber dalacagiz. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasindan nemlenip filizlenirse sapinda muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düsünmüyorum. Ben daha bir çocuk doguracagim Hayat tasiyor içimden. Kayniyor kanim. Yasayacagim, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalniz pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze seklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çikmak ihtimalin var mi bugünlerde? Içimden bir sey : belki diyor.


Güftesiz beste
Sizi dün bekledim o yollarda
Ki gezindikti bir zaman karda,
Kararan gözlerimle rüzgarda
Sizi dün bekledim o yollarda!..
Saniyordum unuttunuz adimi;
Dediniz hissedince maksadimi;
“beni hala bu genç unutmadi mi
ki bugün bekliyor bu yollarda?”
nice sevdalilarla sevgililer
aski yollarda böyle beklediler
nice sevdalilar da varki diler
aksam olsun bu koytu yollarda!..

Mavi, maviydi gökyüzü
Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdi
Boslugu ve üzüntüsü
Içinde ne garip yazdi...
Garip, güzel, sonra mahzun
Isikla yagmur beraber, bir türkü ki gamli, uzun,
Ve sen gülünce açan güller.
Beyaz, beyazdi bulutlar,
Gölgeler bugulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgar
Ve uykusu çiçeklerin.
Mor aydinlikta bir çinar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakislar
Ikindi saatlerinde...
Birden gülümseyen yüzün
Sabahlarin aynasinda
Ve beni çildirtan hüzün
Iki bakis arasinda.
Kim bilir simdi nerdesin?
Senindir yine aksamlar;
Merdivende ayak sesin
Rihtim tasinda gölgen var.


Kavgayi,
Agacin yapraklarina yazmak isterdim,
Sonbahar gelsin yaprak kurusun diye.
Ofkeyi,
Bir bulutun uzerine yazmak isterdim
Yagmur yagsin bulut yok olsun diye.
Nefreti,
Karlarin uzerine yazmak isterdim,
Gunes acsin karlar erisin diye.
Ve dostlugu,
Ve SEVGi ' y
i Yeni dogmus tum bebeklerin,
Yuregine yazmak isterdim,
Onlarla buyusun,
Dunyayi sarsin diye...





Ask Bitti
Bir ask nasil biterse öyle bitti bu ask da
Uzun bir hastalik gibi
Araliksiz dinledigim alaturka bir fasil gibi
Gökyüzüne bakmayi, dostlara mektup yazmayi
Çiçekleri sulamayi unutmuslugum gibi
Bitti.

Bir ask nasil biterse öyle bitti bu ask da

Yürümeyi yeniden ögrenen felçli bir çocuk gibi
Sokaga çikmaliyim simdi ve çoktandir
Ihmal ettigim dostlara yeni bir adres birakmaliyim
Pencereleri açmali, kitaplari düzenlemeliyim
Belki bir yagmur yagar aksama dogru
Yarida biraktigim siirleri tamamlarim

Ask da bitti diyordu ya bir sair
Ask bitti iste tam da öyle


Hasret
Yüz yil oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayali,
gözünün içinde durmayali,
aklinin aydinligina sorular sormayali,
dokunmayali sicakligina karninin.

Yüz yildir bekliyor beni
bir sehirde bir kadin.

Ayni daldaydik, ayni daldaydik.
Ayni daldan düsüp ayrildik.
Aramizda yüz yillik zaman,
yol yüz yillik.

Yüz yildir alacakaranlikta
kosuyorum ardindan


AKARSUYA BIRAKILAN MEKTUP
incecikti
gül daliydi
dokunsam kirilacakti
dokunmadim
kurudu
Gitme, sonbahar oluyorum, sonrasi hiç.
Agaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarini
neden aksam oluyorum tren kalkinca
kirlangiçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallaninca neden tikaniyorum
öyle çok acimasiz ki öyle birden bire ki
az önceki çiçekler nasilda diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrasi hiç
o sularda çimdik, bitti.
köprüleri geçtik, bitti
o elmanin tadi orda, o kus çoktan öttü, bitti
artik çocuk degiliz, susarak da birseyler anlatabiliriz.
günler devlet alacagi, yillar bir kadehçik buzlu raki
oyunlar oyuncaksi, oyuncaklar eski sarki
kavaklara oklu yürek çizip duran o çaki
nerde simdi... nerde simdi,
nerde o kan sarhoslugu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrasi hiç.


AGLA A$KIM AGLA

demek sen de gidiyorsun ba$in alIp uzaklara
beni öyle atIyorsun yangInlara KarIyorsun
sen kendinden kaCIyorsun
Aldaniyorsun meGer benim harcIm deGilmis
yokluGuna bir an ali$mak ya da
böyle sensiz olmak farzet ki
unutmak ölüm demekmi$ dudaGImda bir cIGlIk
kanadIm kollarIm kIrIk ecelim olur ayrIlIk
aGla A$kIm aGla
dudaGImda bir cIGlIk
kanadIm kollarIm kIrIk ecelim olur ayrIlIk
aGla sen de sen de aGla
bir alaca KaranlIkta dü$ersen kör bo$luklarda
yüreGin bir fener olsa yol uCurumdur
orda a$kIm aGla
Sesin Carpar duvarlara öfke olur
döner sana yalvar yakar
bir yIldIza uykularInI ada ya da tanriya







THREE ROSES(ÜÇ GÜL)
@-->-,-'- @-->-,-'- @-->-,-'-
3 gül verir,bir gün sana sevdiin,
Sorar sana bilir misin nedir ask dediin?
Bu güller tilsimlidir,simgeler askimizi,
Bir köprü gibidir,belli eder bagliligimizi,
Solar bu güller,eger unutursan beni,
Solar bu güller,eger unutursam seni,
Solmaz dersin,unutmam seni,
Solmaz dersin,unutmazsin beni,
Aylar yllar geçer aradan,ayrlik gelir çatar,
Açtikca bu sayfayi güller acina aci katar.
Uyanrsn bir sabah,içinde bir skinti ile,
Açarsin bu sayfayi üzüleceini bile bile,
SOLMAZ dediin güller solmus,kurumustur,
UNUTMAZ dediin kii artil seni UNUTMUSTUR...







ACI KAYiP,
EGER BiR GuN,
GAZETE DE BiR iLAN GoRuRSEN
GoZuN iLisSiRSE RESMiME
BiR DAMLA YAS AKARSA GoZuNDEN
"NEDEN AGLiYORSUN?"DiYE SORARLARSA
"BENi SEVEN BiRi VARDi O oLDu"DERSN
MEZAR TASiMA "DOUM TARH NE"
DYE SORARLARSA
3.6.1997 DERSIN
"OLAMAZ BU TARiH YANLi" DERLERSE
"BENi TANiMADAN ONCE YAAMIYORDU"
DERSiN
MEZARiMi ZiYARETE GELiRSEN
UNUTMA KiRMiZi KARAFiLi SEVDiiMi
UNUTMA.....



Ben varim,
Sen varsin,
Ben sana asigim,
Fakat sen degilsin,
Sana hayatimi verebilirim
Seni gordukce asik oluyorum
Sana dokundukca seviyorum
Sana baktikca isiniyorum
Ben sana asigim,
Fakat sen degilsin,
Gel buraya anlatayim sana
Gordum seni yururken
Icimde olan oldu
Bana baktin sana bir sey olmadi ama ben
Ben yandim
Bunun anlami ne
Bunun ismi ne
Buna tek soyleyibilecegim tek sey
Ask.











ilk ve son askimdin
genclik cagimda
kimseyi sevemedim sevgilim
anla beni dinle beni
bu sozlerim son defa
"Seni seviyorum askini
Kalbimin en derin kosesine
Askliyorum"


Bensiz yurursen sokaklarda,
ayak seslerim takilsin kulagina...

Adimi unutursan o anda,
hayalim canlansin karsinda...

Gozlerin takilirsa yildizlara,
cevirme gozlerini,
gozlerimdir bakan sana...

Bir yaprak duserse avuclarina,
sikica saril birakma ellerimdir...

Kacma yazin yagan yagmurdan,
gozyaslarimdir seni islatan...

Usursen ilik esen ruzgardan,
korkma nefesimdir sana ulasan...

Fatih (Amsterdam).
Dunyanin en guzel ve en tatli kizi icin..






















Bu gece seni ...

Bu gece seni yanimda istiyorum
Karsilikli oturmak sohpet etmek seninle
Goezlerine bakmak istiyorum
Kimbilir belki eskilerden konusuruz
Siseden zamani akitiriz kadehlere
Gecmisi iceriz birlikte
Bu gece seni karsimda istiyorum
Seni sevdigimi haykirmak yuezuene
Ellerini tutmak istiyorum
Bu gece seni istiyorum
Teninin tuzunu tatmak
Saclarini oksamak istiyorum
Seni bir inci gibi gerdanima takmak
Kiymetini bilmek istiyorum
Bu gece seni istiyorum


DELI

Deli sormus deliye
Ask nedir diye
Deli gülmüs deliye
Ben niye delirdim diye!!!!


DOSTUM

susamisligim sana
dostum
iki lafin hatrina
çiçekler açan gülüsüne
inandigim
adina dostum
kim oldugunu bilmedigim
ne yedigin,ne giydigini
bilmedigim
sana dostum
gülüsünü serptigin
dizelerinde,satir aralarinda
sicakligini hissettigim
sana dostum




Dünya döner

Dünya döner
Askimiz yasar
Sen orada
Ben burada
Bizim askimizda
Böyle gecer...



ESKIDENDI O


YUZUMDE TEBESSUM ARAMA DOSTUM
MAZIDEKI BUYUK SEVGIDEN DI O
AGLIYORUM DIYE HOR GORME BENI
MUTLULUK MU KALDI ESKIDEN DI O
DOSTLAR OLDU BIRER YABANCI GIBI
HASRET CUKUVERDI BIR SANCI GIBI
YOLLARDA DOLASTIM KIMSESIZ GIBI
BIR DAHA SEVMEK YOK ESKIDENDI O
SEVDANIN YERINI DERTLER DOLDURDU
AYRILIK GUNLUMU YAKTI SOLDURDU
HERKES BU MECNUNA VURUP OLDURDU
YASIYOR SANMAYIN ESKIDEN DI O





















GÖNÜL


Ask oduna yanmasini
Bilemedin behey gönül
O deryaya dalmasini
Bilemedin behey gönül

Kalem alip yazmasini
Diyar diyar gezmesini
Ask sazini çalmasini
Bilemedin behey gönül

'Ben' deryasini dolastin
Hep masivaya bulastin
Sevgi varken hep dolastin
Sevemedin behey gönül

Azgin seller gibi costun
Hirsla yorulmadin kostun
Gönül erlerinden kaçtin
Göremedin behey gönül

Güzelle gönül eyledin
Bosa türküler söyledin
Hiç nasihat dinlemedin
Eremedin behey gönül

Ne utanmaz arlanmazsin
Bu gidisle karlanmazsin
INCE gibi zorlanmazsin
Ölemedin behey gönül





Her bahar yeniden sen
Her bahar farkli sen
farkli ben
yeniden...
Ve gittikce daha asina
Ozledikce daha mutlu
Degistikce sakli sirli
Konusamadikca umutlu
Her bahar yeniden!








iSTE O ZAMAN

Gunahlarimla ve sevaplarimla
Sessiz sedasiz gidecegim bu dunyadan
Kimseye haber vermeden birgun
iste o zaman kapanacak yuregimdeki yara
Dunya hayati, mal, mulk degil
Yalniz olum iyi gelir yurek yarasina
Hep aci ceken, aglayan gozlerimi,
Yorgun bedenimi tasiyan ayaklarimi,
Aci tatli anilarimi
Birde olumsuz sevgimi goturecegim giderken
Uzanacagim boylu boyumca mezarima
Ne katilleri, yalanci politikacilari
Ne iki yuzlu dostlari
Ne sahte sevgileri, ne sevgileri
Nede kula kulluk eden adileri gormeyecegim
Gunahlarimla sevaplarimla
Sessiz sedasiz gidecegim bu dunyadan
Kimseye haber vermeden birgun
Toprak hem yatagim hem yorganim olsa bile
Bedenim sararip solsa bile
Soguk olumu iliklerime kadar tatsam bile
iste o zaman kapanacak yuregimdeki yara
Dunya hayati, mal, mulk degil
Yalnzi olum iyi gelir yurek yarasina...


















ÖLÜNCE ÇAGIRSAM GELIRMISIN

Bir gece vakti olsa
Bir gün dogarken olsa
Elin kandada olsa
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
senin sevgin için aglasam
Silermisin gözyaslarimi
Bagirsam feryadimi duyarmisin
Tutarmisin ellerimden
Oksarmisin saçlarimi gülüm
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Mezarimin üzerinde bitmis
O gülleri,çiçekleri ve otlari
Gözyasinla sularmisin gülüm
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Cehennem atesinde yansam
Gelipte elimden tutarmisin
O atesten çikarirmisin beni
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Evlensende gülüm
Çocuklarinda olsa
Yaslansanda ayakta duramasan
Sesimi duyarmisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Senin askin için çarpan
Su kalbimin sesini duyarmisin
Senin askin için yanan
Su yüregime su serpermisin
Serpermisin gülüm serpermisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Çagirsam seni gülüm
Gelip bu siirimi
Bas ucumda okurmusun gülüm
Sana bagirsam
Seni seviyorum diye duyarmisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Mezarima gelipte
Mezarimin üstüne
Kendi ellerinle gülüm
Bir zamanlar yok ettigin umutlari
Ekermisin gülüm ekermisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Mezarima gelipte
Mezarimin tasini silermisin
Benim için bir dua
Okurmusun gülüm okurmusun
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Öldükten sonrada olsa
Yalanciktanda söylesen
O dudaklarinda iki kelime
Seni seviyorum dermisin
Dermisin gülüm dermisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Su Kadir için
Aglarmisin be gülüm
Gözlerinden yaslar akarmi
Bu adam benim için öldü dermisin
Dermisin söyle gülüm dermisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Sen beni gülüm
Ölmeden hiç sevmedin
Öldükten sonra bari
Severmisin gülüm severmisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Mezarimin basina gelipte
Benim için aglarsan
O güzel gözlerinden
Benim için yaslar aksaBilki güzelim o an
Ruhum o a mezardançikar
Ve o yaslarini silerim gülüm
Seni zerre kadar inciltmeden silerim
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Öldükten sonrada olsa
Gel gülüm benim mezarima
Sen bilirsin be gülüm
Ben her zaman beklerim
Mezardada olsa
Öldükten sonrada olsa
Ben seni beklerim be gülüm
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm
Bir kis günüde olsa
Uzak diyarlardada olsan
Sende benim gibi ölsen
Ben çagirsamda
Ruhunlada olsa
Gelirmisin gülüm gelirmisin
Mezarimin bas ucuna
Ölünce çagirsam gelirmisin gülüm




Ölürsem sevgilim sana doyamadan

Ölürsem sevgilim sana doyamadan
Bir mezar kazdir hiç aglamadan
Tabutumun rengini isterim kara
Örnek olsun sevipte ayrılanlara



Resim


O kadar sevdim ki resmini
Iste bugun konustu benle
Yorulmustum calismaktan
Karda uzun yuruduk senle
Geceleri resmine baktim
Olanlari anlattim
Seni bir gorsem diye diye
Uyudum yagmurun sesiyle
O kadar sevdim ki resmini
Biliyorum gorunce beni
Hep taniyordum diyeceksin
Ruyalarimda hep sen vardin
Hep taniyordum diyeceksin
Okudugum her cumlede
Konustugum her insanda
Gordugum her guzellikte
Sen de varsin.
Sen hep varsin.













Rüzgar

Sessiz gelir yanima
Basini dizime yaslar
Oylece uyur,yagmur ciseler
Damla damla goz yaslarinda
Ruzgari dinlenir kuytuda
Olum ya da ayrilik
Farkeder mi soyle sensiz
Ruzgar ol ugulda ozgurlugunle
Ne olur durma goz yaslarinla
Bugunden kal yarinlara
Ruzgar ugultusunu hapsetmis
Icten ice esiyor
Ruzgarin sesi kesilmis gibi
Agaclar kuytularda
Sessizce hisirdiyor
Ruzgar bir sir gibi
Zamanini bekliyor.



SEN BENI SEVMEDIKCE

RUHUMU SANA BIRAKTIM
BELKI BIR GUN SEVERSIN DIYE
KALBIMI SANA BIRAKTIM
BELKI ANLARSIN DIYE
DUYGULARIMI IFADE EDEMIYORUM
SEN BENI SEVMEDIKCE
YALVARSAM, YALVARISLARIM BOSA
AGLASAM NE FAYDA
OMUR BOYU SNSIZ BIR HAYAT ZOR
HEMDE COK ZOR!!
SEN BEN SEVMEDIKCE..












SANAL ASK


Beni sevdigin bu yolu cok seviyorum
zaten beni etkileyende bu,
yanlizligimi paylasiyorsun
kalbim senin sevginle dolu...
uzaklardasin ama cok yakinsin bana
parmagimi uzatiyorum kalvyeye ve anlatiyorum askimi sana
boyle bir ask yasanirmi dunyada
seni sevdigim bu yolu cok seviyorum...
seni her aradigimda o nicki bulsaydim keske
seni nasil sevdigimi bilseydin keske,
aniden birgun cikip gelseydin keske
umutluyum sevgilim seni seviyorum...
beni gormedin bile bende seni gormedim
bu sanal askimi cok seviyorum,
nekadar surerse sursun birtanem
seni sevdigim bu yolu cok seviyorum...
belki simdi bitmistir haberim yoktur
belkide olene kadar bitmez biliyorum,
bitsede sevgilim acida olsa ben
seni sevdigim bu yolu cok seviyorum...
beni guldurebilen tek kisisin biliyormusun?
senin orda guldugunu gormek benim gulmeme yeterli,
uzulme ne olur ayrilirsak aglama
ben seni sevdigim bu yolu cok seviyorum...








Seni Sevmek


Seni Sevmek alageyik avina benzer gülüm
Seni Sevmek Sara çölünde kislik elbise giymektir
Seni Sevmek yanar dagin agzina yalinayak gitmektir
Cünkü gülüm
Öyle uzaksinki, seni sadece rüyalarda seviyorum
Cünkü gülüm
o kadar uzaksinki, seni sadece ve sadece hayallerde seviyorum




Sen icimdeki ...


Sen icimdeki sancilarin nedeni
Oeluemsuez duygularin bedelisin
Belli, yoklugundan cildirmis geceler
Arzularim sabirsiz, neredesin
Her gece boeyle duenden sonsuz
Her gece bir tuhaf, bir doyumsuz
Her gece saskin, hep huzursuz
Seni oezlemekten deliyim
Sen sevmekten korktugum ama sevdigim
Tek celiskimsin
Kendime soeyledigim yalanlar bitti
Sevdigim, erkegim, Sevdigim nerdesin?


Demek gözyaslarimi silmeyeceksin, Sacini oksatmiyacaksin, Anlindan öpdürmiyeceksin, Ellini verip gözlerime bakip , SENI SEVIYORUM demiyeceksin. Demek sen kalbimde hayal kalip hayatimi ZEHIR edeceksin.

YANAGINA DÜSEN KAR TANESI ERIYIP DUDAKLARINA INDIGINDE O BIR DAMLA SERINLIGI PAYLASMAK ISTERSEN BIR GÜN; RÜZGARA DÖN YETER; BEN ORDA OLACAGIM...


SILDIM GÖKYÜZÜNDEN BÜTÜN YILDIZLARI, EN GÜZEL YERLERINE; GÖZLERINI KOYDUM. EN GÜZEL YERLERDE SANA YÜRÜDÜM. VER ELLERINI, BAK GÖZLERIME! SUS... YOKSA ÖLÜRÜM...


ÖZLEMINI BULUTLARA YÜKLEDIM; YAGMURLAR YAGDIRDIM GÖZLERIMLE; KÜCÜK MELEKLER GÖNDERDIM SENI ÖPSÜN DIGE.
GELDILERMI?


SENI NE KADAR SEVDIYIMI ÖGRENMEK ISTERSEN; YERE DÜSEN HER YAGMUR DAMLASINI TUTMAYA CALIS: TUTABILDIKLERIN SENIN SEVGIN; TUTAMADIGLARIN SANA OLAN SEVGIM !



GÖZLERIN GÖZLERIMDEN COK UZAKTA; TENININ KOKUSU AKLIMDA; KAHREDIYOR BU SENSIZLIK:
NEDEN YOKSUN YANIMDA?


SEVMEKMI? "hic tanimadim," ya GÜLMEK? "coktan unutdum, "YASAMAKMI? "bosver, "ASK NEMI? "büyük bir yalan , "MUTSUSLUKMU? "o benim dünyam!!!"

EGER GECELER SENI DÜSÜNMEK KADAR UZUN OLSAYDI, BENIM DÜNYAM GÜNESE HASRET KALIRDI!


Dünyada iki güzel Gül vardir, biri Kirmizi gül biri Beyaz gül, sen beni unutursan bütün Kirmizi güller solsun ben seni unutursam bütün beyaz güller kefenim olsun.


Buruk bir duygu yüklenirse yüregine, gözlerin takilirsa uzaklara, hele bir de kulaklarin deli gibi zamansiz cinlarsa, bilki bir yerlerde özlenmissindir.


Dünya bir tiyatro dediler banada bir rol verdiler. En acisi seni önce sev ve unut dediler.


Hayatda hic bir insan icin aglanmaz. Zaten aglamaga deger insan aglatmaz. Eger bir gün aglarsan basini dik tut, gözyaslarin agladigin insan kadar alcalmasin.


AL HANCERI VUR KALBIME, AKARSA KAN AKSIN SAKIN DERINE INME, CÜNKÜ ORDA SEN VARSIN.


BIR SICAKLIK HISSEDERSEN ÜSÜYEN ELLERINDE VE SAATLER GECIKMIS ZAMANLARI CALARSA, BILKI SENI DÜSÜNÜYORUM.


Mutlulugun gökyüzünden dökülen bahar yagmurlari kadar bol olsun, okadar mutlu olki, gözlerindeki mutluluk, mutlulugu arayan, mutsuzlarin umut isigi olsun.



BIR GÜNESE, BIRDE SANA BAKAMAM. BIR ATESI BIRDE ELINI TUTAMAM. BIR NEFESSIS BIRDE SENSIS KALAMAM. CÖLLERIN SUYU ÖZLEDIGI KADAR BENDE SENI ÖZLEDIM.


RÜYALAR GERÇEK OLSA SARILIRDIM BOYNUNA SOKULURDUM KOYNUNA ÖPERDIM O DUDAKLARINDAN, SABAH OLMASIN DIYE GÜNESI DURDURURDUM YANAR DAGLARDA TÜTEN ATESI SÖNDÜRÜRDÜM.....


BU GECE IÇIMDE GÜNESIM OLSAN, HIÇ BITMESEN YANIMDA OLSAN VE SANA DOGRU UZANSAM, GÖZLERINDEKI ISIGA DOKUNSAM, GÜN DOGMADAN SEN DOGSAN DÜNYAMA BIRTANEM...


BIR KUM TANESI MUTLULUKSA, TÜM SAHILLER SENIN OLSUN...



BIRGÜN UÇURUMDAN DüSüP BIR DALA TUTUNURSAM VE O DAL SEN OLURSAN DÜSMEKTEN DEGIL SENI KIRMAKTAN KORKARIM...


KIMSEYE GÖNLÜMÜ VERMEDIM IÇINDE SENI GÖRÜRLER DIYE...VE KIMSENIN GÖNLÜNÜ ALMADIM SENI GöRÜRÜM DIYE...


SENI HER ÖZLEDIGIMDE IÇIME BIR YILDIZ ATTIM SENI ÖYLE ÖZLEDIM, SEN KENDINI ÖYLE ÖZLETTINKI BENIMDE ARTIK BIR GÖKYÜZÜM VAR...


DÜNYADA IKI SEYI SEYMEYE HAKKIM OLSAYDI ILK OLLARAK SENI SEVERDIM SENI SEVMEK HATA OLSAYDI IKINCI OLARAK BU HATAMI SEVERDIM!


gözlerim kör olsa göremessem seni hafizam kayip olsa bilemessem seni tanimamis olsam ben kimseyi kendimi unutur seni yine unutmam...



Güller hep ellerinde acsin,ama dikenleri batmasin.Sevda hep seni bulsun,ama seni yaralamasin.Mutluluk hep yüregine dolsun,ama BENI unutturmasin!!!!


Su kalbime cok kiziyorum benim icimde ve bana ait oldugu halde senin icin carpiyor.


Hayatta iki umudum var, biri özgürlügüm, biride sen. Özgürlügüm icin herseyi ama senin icin özgürlügümü veririrm.




Seni Seviyorum
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Her sabah kalktigimda
Yasamak için tek neden,sen varsin
Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Bu siyah beyaz duenyada tek renk sensin,
Bir ressamin firçasindan çikmis gibi.
Ama alalade bir renk degil,
Goekkusaginin her tonunu goelgede birakan bir renk.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Bu soguk guende içimi isitan bir esinti gibisin.
Hafiften esiyorsun,
Iliklerime isleyerek.
Sonra da kaybolup gidiyorsun,
Daha nereden geldigini anlayamadan.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Seni sevmekten baska bir sey gelmiyor içimden.
O kadar dogalki bu duygu
Ruhumun derinliklerinde,
Sanki dogdugumdan beri var.
Sadece ortaya çikmak için seni bekliyordu.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Sensiz bir yasami artik duesuenemiyorum.
Sensiz bu kuru duenyada yasamaktansa,
OEluemuen soguk nefesini oepmeyi
Bir daha hiç seni goermemektense
Hayata arkami doenmeyi tercih ederim.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Ne zaman bir ask siiri duysam,
Misralardan sen akiyorsun.
Ne zaman eski bir sarki gelse kulagima,
Gitar telleri arasindan suezuelen notalar,
Seni getiriyor bana.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Sen hep benimlesin.
Goezuemue kapatmam yeterli seni goermem için.
Tatli narin tenini...
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Goezlerinin içindeki binlerce yildiz,
Gecenin karanligini delip geçiyor.
Bana bakaraken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi hissediyorum.

Seni seviyorum,
Çuenkue,
Benligim sana ait.
Sen onu burusturup çoepe de atabilirsin,
Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin.
Tanrim!
O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Sen sensin.
Ama sen beni
Ben oldugum için seviyor musun?
Onu kim bilir.
Seni seviyorum
Çuenkue,
Seni sevmeyi seviyorum.
Seni oezlemeyi seviyorum.
Sana dokunmayi seviyorum.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Ben hiç bir kadin için siir yazmadim,
Bu hep tuhaf gelmisti.
Ama simdi
Senin için siir yazmamak tuhaf geliyor.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Içimde bir umut var.
Bu siiri belki basucuna koyarsin.
Kimbilir belki yanina da kirmizi bir guel...
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Tanri çiçekleri yaratirken
Seni de onlarla beraber yaratmis
Papatyadan guezel,
Zambaktan asil,
Manolyadan tatli,
Guelden daha guezel kokulu.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Guezelligine melekler imreniyorlar.
Duenyada ise,
Galiba bir tek benim gibi bir sansli
Onu farkedebiliyor.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Olene kadar
Yokolana kadar
Seninle olsam,
Bu herhalde bir ceza gibi gelir,
Daha çok senle olamadigim için.







Seni seviyorum,
Çuenkue,
Senin tarafindan sevilme fikri bile
Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar guezel ve asil.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Seni anlatmak için misralar yetmiyor.
Duesuenueyorum bir yaz gecesi bunu yazarken,
Acaba kaç sair senin guezelligini anlatmak için
Binlerce misra yazdi.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Senin gueluemsemen guenesin dogusu gibi,
Insana herseyi unutturuyor,
Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor.
Seni seviyorum,
Çuenkue,
Bu kadar nedenden sonra bile
Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim...


BOYLE BIR SEVMEK
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla
bir azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir
hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gercek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir
yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari icimi urpertir
sanki gokyuzunde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir.



AYRILIK
Ayrilik diye bir sey yok.Bu bizim yalanimiz.
Sevmek var aslinda, özlemek var, beklemek var.
Simdi nerdesin? Ne yapiyorsun? Günes coktan dogdu.
Uyanmis olmalisin.
Saclarini tararken beni hatirladin degil mi?
Öyleyse ayrilmadik.Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamani hatirlatan her seyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömur boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
Ikisi de kötü, ikiside de hazin tarafi yasantimizin.
Yasarken beklemek, beklerken yasamak ve yasayip beklerken ölmek!
Özleme bir diyecegim yok.
O komur kirintilari arasinda parlayan bir cam parcasi.
O nefes alisi sevgimizin, kavusmalarimizin anlami.
O tek güzel yönü bekleyislerimizin
Insanligimiz özleyislerimizle alimli, yasantimiz özlemlerle güzel
Özlemin buruk bir tadi var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün ciceklere degismem.
Bir isigi var, bir rengi var seni özlemenin, anlatilmaz.
Verdigin bütün acilara dayaniyorsam; seni özledigim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özledigim içindir.
Yasiyorsam; içimde umut varsa, yine seni özledigim içindir.
4

Aski doguran sey nedir;
O yakinligi, iki can arasinda?
Ve kopus ne zaman baslar?
Ne zaman biter bir sevda?
Bir kurt gibi icten ice
Gelisip buyur curume
Bir an gelir ki ayni mekandasinizdir
Ayri duygusal zamanlarda


Ne zaman seni dusunsem
Bir ceylan su icmeye iner
Cayirlari buyurken gorurum
Her aksam seninle
Yesil bir zeytin tanesi
Bir parca mavi deniz
Alir beni
Seni dusundukce
Gul dikiyorum elimin degdigi yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum daglari



Sonbahar geldi yine huzunlendim,
Aradan yillar gecsede,belki bir omur bitsede,
Ben unutamiyacagim seni.
Ama daha kotusu,
unutamiyacagim sey nedir biliyormusun?
Seni ne kadar cabuk ve bir hic ugruna kaybettigim


Hatirlarmisin sevgilim hep konusurduk,
Yasiyacagimiz evimizden,cocuklarimizdan,
Biliyorum artik hersey cok gec ama,
Biliyormusun beni hayata baglayan tek neden nedir?
Halen aklimda yasayan bu duslerimiz.


Artik cok uzaklardasin,
Belli ki bana kalbin kapali,
Biliyormusun beni hayata baglayan tek neden nedir?
Yasadigimiz o gunleri hatirlayip avunmakdir.


ANNE
Bir çocuğum sanki hiç büyümemiş
Seninle birlikte olunca anne
Hayat yokuşunda hiç yürümemiş
Dizinin dibinde kalınca anne

Mevsim bahar ise sensin tabiat
Gönlüm bir kuş olsa olursun kanat
Gözlerin ruhumda en büyük sanat
Sevgin her hücreme dolunca anne

Ne güneş isterim,ne ay,ne dünya
Gördügüm en güzel,en güzel rüya
İstemem başka bir hayal ve hülya
Mutluyum yanıma gelince anne

Seninle içiçe mevsimler yıllar
Koşsun sana doğru gittigim yollar
Sırtımı okşayan buselik kollar
Kurbanın olayım yolunca anne

Şenlenir seninle kapımın önü
Hayalin doldurur bütün bir günü
Kelime bulamam övmeye seni
Ben bir çiçeğinim dalınca anne

Gönül fırtınamı gözün dindirir
Öfkemi şefkatli sözün dindirir
Hüzün yağmurumu yüzün dindirir
Dünya benim olur gülünce anne

Cennet ayagının altında pınar
Sevdam bir kelebek yanına konar
Doyumsuz bir hasret içimde yanar
Sürükleniyorum selince anne


Hayatta üç seyi sevdim... Seni, kalbimi, ümit etmeyi... Seni sevdim; sensin diye, kalbimi sevdim; seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim; belki seversin diye...

Bir soluk kadar yakin, bir yildiz kadar uzak derler sevgi için... Uzanirsin yetisemezsin, yetisirsin dokunamazsin, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsin!!

Gözlerin dalarsa bil ki seni düsündüm, kulagin çalarsa bil ki seni andim, gece uyanirsan bil ki resmini öptüm,
gözlerinden yas damlarsa bil ki sensiz öldüm!!!

Ben seni unutmak için sevseydim; sana olan tutkunlugumu kalbime degil, günes çiktigi zaman kaybolan bugulu camlara yazardim...

Ne insanlar tanidim, yildizlar gibiydiler... Hepsi göklerdeydi parliyordu ama ben seni günesim seçtim, bir günes için bin yildizdan vazgeçtim!!!

Bir gün dünyanin en karanlik, en derin uçurumundan düssem, tutunacak tek dalim sen olsan seni tutmaktan degil; kirmaktan korkarim...

Insanlar hep birbirlerinin pesinden kosarlar, ama dönüp de kendi pesinden kosanlara hiç bakmazlar...

Biliyorum sen bir yildizsin etrafinda bir çok gezegen var ama unutma ki ben dünyayim ve yalniz bende hayat var!!!


01
Ask kaçmaktan çok kovalamayi ister,
Görmekten çok özlemeyi ister,
Dokunmaktan çok düslemeyi ister,
Ask öyle haindir ki hep imkansizi ister.


EN BÜYÜK FELAKETLER IÇINDE DAHI ÜMIDINI KAYBETME UNUTMAKI EN YUMUSAK ILIK EN SERT KEMIGIN IÇINDEN ÇIKAR.....

YOKTUR ÜSTÜNE SENIN GÜZELI ÇIRKIN YAPMAKTA
SUÇUYSA DÜNYAYA ATMAKTA
NEYIN BILDIN KI DEGERINI
BENIMKINI BILECEKSIN
BUNUDA TABI MAHVEDECEKSIN....

SENI ARAMIYOR SENI SORMUYORSAM
BU SENDEN VAZGEÇTIM DEMEK DEGILDIR
BIR DAHA BÖYLE SEVECEK OLSAM
BIR KALEMDE SILERDIM SENI.....



Yagmurlu bir günde sana kosar gelirsem islak saçlarimi düzelt, basini omzuma yasla...
Masum ve üzgün bir çocuk gibi konusursam anlaki senin gibi bir dosta ihtiyacim var.....

Yari dalgali olmamali deniz, ya durmali ya tam kudurmali..
Yari umut verilmemeli sevgiliye ya tam sevilmeli yada çekip gitmeli sessizce..

SANA VERDIGIM DEGERI UMARIM BIR GÜN ANLARSIN.......
hernekadar geç olsada...


atesi tutmaktan korkar gibi
seni sevmektende korkuyorum
uçuruma düsmemek için tutundugun dalin
kopmasindan korkar gibi
elini tuttugumda
birakmandan korkuyorum
bir anda bütün benligimle
senin bir parçan olmak istiyorum

sadece rüuyalarimda gerçeklesen
hayallerimin
gerçekten var olmasini istiyorum
degerli bir mücevheri kaybetmekten korkar gibi
senide kaybetmekten korkuyorum
tam hayallerim gerçeklesmisken
beni birakip gitmenden korkuyorum

akan irmak sularini tutmak ister gibi
durmadan çaglayan gönlümü durdurmak istiyorum
iste bunun için sevgilim
seni sevmekten korkuyorum.


Uzerinde tebesir tozu var liselim silebilirmiyim,
Kalbinde bos yer var mi liselim girebilirmiyim,
Senin kadar kimseyi sevmedim liselim sevebilirmiyim,
Kalbim tümüyle senin liselim, öpebilirmiyim.


15 YIL SONRA

Ben onu sevdigimde
Burnu bir karis havada, gözü yükseklerdeydi
Hele beni yerden yere vurup
Nasilda kirmisti kalbimi zalim
Dudaklarindan dökülen aci sözü
Bu gün bile hatirlarim
Ne tebessümdü o zehirden beter
Gözlerim kipkirmizi olurdu aglamaktan
Onsuz geçen gecelerde
Pismanliktan kendime lanetler ederek
Kaleme sarilip yazardim ona
Nefretin askla kucaklastigi o ani
Misralara dökerdim içimi
On besimin çocuksu askiydi
Nasilda gülerdi bana cani istedimi
En anlamli bakisiyla önce ümitlendirirdi
Ardindan bir uçurumun kenarinda
Yapayalniz birakip giderdi
Ben çaresiz, ben yalniz
Bilirdi insafsiz
Kasimin kasvetli buz gibi sogugunda
Yüregi yanardi o böyle yapinca
Ama o günlerde hayatimin acisi
Var olma sebebim gibi gelirdi bana
Bu ölesiye baglanis, içten içe kopan firtinalar
Bu delice yakaris
Belki de sevgiye muhtaç bir kalbin
Bitmek bilmeyen kaprisiydi
Bütün istegim biraz sevgi biraz sevkatti
Çok gördü bana
Evet simdi yillar sonra
Bu kasim ayinda onu düsünüyorum ilk defa
Kucagimda resimler, hatiralar
Hava yine soguk yine kasvetli
Gözleri gözlerimde yine sevgisi derin yüregimde
Meger unutmamisim
Bu onun yildönümüdür
On yedisinde toprakla kucaklasan
O zalimin hikayesidir anlatilan
Umutsuz bir melodi
Dolduran sessiz odayi
Gönlüm hala bombos
Bu feryat yankilanmisti
Aci dolu tam on bes yil önce
Bombos koridorlarda deli gibi kostum sinifa
Sirasi bombostu
Benim gibi çaresizdi her köse
Kendi kendime konusarak yaklastim sirasina

‘Sen ölemessin benim tek emelimdin, istedigin kadar nefret et, alay et duygularimla ama ne olursa olsun, yalan olsun, biliyorum beni üzmek için yapiyorsun’
Allah’im son bir defa göreyim yeter bana
Saatlerce sürdü bu yakaris
Ta ki ölümün o sinsi kokusunu
Içimde duyana kadar
Hiçkira hiçkira aglayarak sirasina kazidigi ismini öptüm
Sonra ona ait bir seyler aradim
Yillarca yillara meydan okumus bir defter
Sararmis sayfalari arasinda bir mektup
Yazi onun yazisi
Belki de çok emek verilmis
Çok sasirdim
Mektup bana hitabendi
Kalbimde büyüyen özlem ve aciyla okudum
Hele o son cümleyi okudugumda
Bogazimda bir seyler dügümlendi
Uzaklardan bir ses beni çagiriyordu




bir deniz düsün susuz
bir insan düsün mutsuz
bir gece düsün uykusuz
bir bahar düsün çiçeksz
bir gönül düsün sevgisiz
bir de beni düsün sensiz..

______________________________________________________________________________________

Günün Bu En Güzel Vaktinde

Günün bu en güzel vaktinde
Her yer sessiz,sakin,uykuda
Sen de uzaklarda bir yerlerde
Uyuyorsun tüm güzelliginle
Ve ben hre zamanki gibi
Seni düsünüyorum..
Gökyüzüne bakip

Kimbilir sende uyaniksindir belki
Hatta belki sende düsünüyorsundur beni
Hatirliyorsundur gecen güzel günleri
Özlüyorsundur belki sende beni
Günün bu en güzel vaktinde..

Sakin kacirma gözlerini yildizlardan
Cünki seni görüyorum o en parlak yildizla
Piril piril parlayan gözlerini görüyorum..
Ipek gibi saclarini görüyorum..
Kalbinin tüm güzelligini görüyorum.. o yildizda..
Günün bu en güzel vaktinde..

Insan umut ettice yasar
Bende bir gün dönersin umuduyla
Günlerime gün ekliyorum
Eger sende biraz sevdiysen beni
O en parlak yildiza bakip

Bana dönecegini söyle..!
Iste o zaman emin ol ki
Gökyüzündeki bütün yildizlar
Bizim icin parlayacaklar sevgilim
Günün bu en güzel vaktinde..

Gözüm

Korkuyu korkunun üstüne saldin
Yasamadigin duygulari yasama aldin
Duygu deryasinda boguldun kaldin
Bu duygular sana yasaktir..gözüm

Senin askin gül yapraginda cig tanesi
Benim askim yüregimde yastadir simdi
Senin basinda kavak yelleri..
Benim yünlerim firtina borandir simdi

Duygularin yüreginden bir bir firar ederken
Sen caresiz derdine derman ararken
Aglamak icin onun omzunu ararken
O omuz sana yasaktir...gözüm

Oysa Ben

Sen..
kendini unutturmayi basardigin
en korunakli yerindesin..
yine yabanci..
yine anlasilmaz..
yine ele gecmez..
düslerin icindesin

Oysa ben..
dünyadaki herkezden biriyim
yine eksik..
yine monoton..
yine basit..
gercekteyim Sen..
yasaklari geri cekiyor
korkulari susturuyorsun
okyanusa bir deniz feneri daha
katiyorsun düslerinden

Oysa ben..
yerimde sayiyorum
sana ulasmaya calisiyorum
ne zaman basarsam
düslerinle sevisirken buluyorum seni
hep yabanci ...
hep elegecmez..
hep uzak..
düslerinle..

Isyankarligima Boyun Egersem

Hep beraber olmak imkansiz
Imkansizliklarla dans ediyorsun cünki
Ama bu imkansizliklarida
Gerceklestirmeyi basariyorsun
Kendine bir yol ciziyorsun
Onu sürüyorsun..onu gidiyorsun
Bende herseyi göze alarak
-sana olan askimdan olsa gerek-
Kalbimi,ruhumu ve bedenimi sana
Sahneyi belirsizliklere birakiyorum
Bir gücüm biter de isyan edersem..
Eger isyankarligima boyun egersem..
Bil ki sevgim degil,
Sabrim tükenmis olacak..

Nerden Bilebilirsinki

Kolay saniyorsun degil mi
Sevdigini hergün görüp, askini icine saklamayi..
Kolay saniyorsun unutmayi
Oysa sen bilmiyorsun cektiklerimi
Gecen her günümde olur olmaz herseyin

Seni bana hatirlattigini..
Nerden bilebilirsinki..
Gözümdeki yasi..
Kalbimdeki o sonsuz yalnizligi..
Aradigim aski buldugumu sanmisken..

Onu ellerimden kaybedisimi
Benden yavas yavas uzaklasisini..
Anlatilmaz acisini...
Kalbimdeki ve rüyalarimdaki seni
Nerden bilebilirsinki....

www.magnum.hayret.org `a teseküler



Eigene Webseite von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!